GÜNDEM SİYASET EKONOMİ BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT MEDYA YAŞAM TÜMÜ
Mahmut Arslan AA'ya Konuştu...
Mahmut Arslan AA'ya Konuştu...
2020 Bedelli ve Dövizle Askerlik Ücretleri...
2020 Bedelli ve Dövizle Askerlik Ücretleri...
Bakan'dan O Öğrencilere Burs Müjdesi...
Bakan'dan O Öğrencilere Burs Müjdesi...
Diyanet'ten Faiz Açıklaması...
Diyanet'ten Faiz Açıklaması...
Neşe Yıldız
25 KASIM KADINA KARŞI ŞİDDETLE MÜCADELE ULUSLARARASI GÜNÜ’NÜN AKLA GETİRDİKLERİ
25 Kasım 2019 Pazartesi

Yeni bir 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Ulusal Günü.

Konu, kadın ve şiddet olunca günler öncesinden kampanyalar, kamuoyunda açıklamalar, şiddetin insan hakkı olduğu ihlali konusunda yapılan vurgulamalar, şiddetin ortadan kaldırılmasına yönelik söylemler, haklı olarak yeniden gündeme geldi.

Neden 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Uluslararası Günü?

25 Kasım, Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Uluslararası Günü’nün başlangıç noktasını, 1960 yılında, Dominik Cumhuriyeti'ndeki siyasi aktivist olan üç kız kardeşin acımasız katliamı oluşturmaktadır.

Sonrasında dünyanın birçok yerinde, 25 Kasım günleri düzenlenen eylemlere duyarsız kalmayan Birleşmiş Milletler, 1993 yılında Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Deklarasyonunu kabul etmiştir. 1999'da ise 25 Kasım'ı Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi İçin Uluslararası Gün olarak belirleyerek, o gün kamuoyu ile ilgili farkındalığı arttırmak için düzenlenen faaliyetleri düzenlemeleri için hükümetleri, uluslararası kuruluşları ve STK'ları davet etmiştir.

Kadınlara yönelik şiddet, dünyanın hemen her ülkesinde, aile yaşamında, okul ortamında, sokakta, işyerinde ve internet ortamında yaşanmakta ve dünyadaki en yaygın insan hakları ihlallerinden birini oluşturmaktadır. Çatışma zamanlarında da, kadınlar bu şiddetin ilk kurbanlarını oluşturmaktadır.

Kadına Yönelik Şiddetin Nedenlerinin Ortadan Kaldırması: Eğitim ve Sağlıklı İletişim Gerçekten Şart

Kadına yönelik şiddetin önlenmesinde en önemli unsur kuşkusuz şiddeti doğuran faktörlerin ortadan kaldırılması.

Üsküdar Üniversitesi, Eylül-2018-Şubat 2019 döneminde, 25 bine yakın kişi üzerinde bir anket gerçekleştirerek, ülkemizin ruh sağlığı haritasını ortaya çıkarmayı amaçlayan ulusal düzeyde bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma sonuçlarına göre, şiddetin en önemli nedenleri arasında; genç yaş, duyguları tanıma ve ifade güçlüğü, negatif duyguların çokluğu, tütün ve madde kullanımı yer almaktadır.

Bu araştırma sonuçları dikkate alındığında, şiddetin ortadan kaldırılması için çok yönlü politikalar geliştirmenin gerekliliği gayet açık. Bu noktada şiddetin önlenmesinde, en önemli araçlardan birinin eğitim olduğunu vurgulamak gerekir. Aslında istatistikler eğitimli bireyler arasında da şiddetin yadsınamayacak derecede fazla olduğunu gösteriyor. Diğer bir ifadeyle, sadece akademik eğitimin, şiddet olaylarını azalttığını iddia edemeyiz.

Ancak, şiddetin bir hak arama tekniği olarak görülmemesi için çocukluk dönemlerinden itibaren; bireylerin hem ailede, hem okulda eğitilmeleri, insanın kişiliğinin eğitilmesi, öfke kontrolü, stres yönetimi ve sağlıklı iletişimin öğretilmesi son derece elzem.

Bu kapsamda, eğitimin içeriğinde, bireylerin, olumlu ve olumsuz duygularını ifadeleriyle ilgili beceriler geliştirmeleri konularına yer vermek gerekmektedir. Ayrıca, empati, saygı, hoşgörü ve merhamet duyguları gibi bazı temel değerlerin öğretilmesi, eğitim programlarına mutlaka dahil edilmelidir.

İşyerinde Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin ILO’dan Önemli Bir Adım

Kadına yönelik şiddet, işgücü piyasasında da birçok soruna neden olmaktadır. Hem insani hem ekonomik kalkınmanın engellerden birini oluşturmakta, kadınların işgücü piyasasına erişimini sıkıntıya düşürmekte ve iş dünyasında temsilini güçleştirmektedir. 

Uluslararası Çalışma Teşkilatı (ILO), 2019 yılında, 100. Kuruluş Yıldönümünde, Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizin Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Sözleşme ve Tavsiye Kararı aldı. Sözleşmenin ve Tavsiye Kararının arkasında, ILO’nun sosyal taraflarla etkin diyalogu, çözüm odaklı tartışmaları ve yapıcı işbirliğinin payı bir hayli fazla. Bu çabaların neticesinde oluşan güçlü mutabakatın eseri olarak, Sözleşme ve Tavsiye Kararı ortaya çıkmıştır.  

Sözleşme, çalışma yaşamında şiddet ve tacizin mevcudiyetini kabul ederek, bu durumun kabul edilemez olduğuna işaret etmektedir. Şiddetin, İnsan haklarını ihlal ettiğini vurgulamakta ve fırsat eşitliğinin sağlanmasına karşı bir tehdit oluşturduğunun altını çizmektedir. Bu çerçevede, bu tür davranışların kabul edilemez ve insana yakışır işle bağdaşamaz olduğunu ortaya koymaktadır. Sözleşme, üye devletlere; işçi ve işveren kuruluşlarına danışarak, diyalog ve işbirliği çerçevesinde, “şiddete sıfır tolerans ortamı” yaratılması konusunda sorumluluklar yüklemektedir.

Şiddete Karşı Mücadelede, Yeni Yollar ve Yöntemler Geliştirilmelidir

25 Kasım, kadına yönelik şiddete karşı mücadelede, farkındalık oluşturmak için kuşkusuz önemli bir fırsat.

Ancak, farkındalık meydana getirmenin ötesine geçilerek, hükümetler, özel sektör kuruluşları, ulusal ve uluslararası sendikalar, kadın kuruluşları, sivil toplum örgütleri, eğitim kurumları, üniversiteler ve yerel yönetimler gibi paydaşların bu küresel sıkıntıyı bertaraf etmek için yeni yollar ve yöntemler geliştirmeleri gerekmektedir. 

Bu kapsamda, kadınlara yönelik şiddetin sonlandırılması çerçevesinde yapılacak çalışmaların kısa vadeli değil, toplumun farklı paydaşları arasında, diyalog, işbirliği ve sürekli çaba gerektiren bir süreç olduğunu hatırlatmak gerekir. 

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK'TA EMEKÇİ TERİ
TWITTER'DA EMEKÇİ TERİ
KÖŞE YAZARLARIMIZ
Hüseyin Öz
EKONOMİ, İLLE DE EKONOMİ
Mustafa Arif
İŞÇİ SENDİKALARININ KADİM TEORİSYENİ İBN-İ HALDUN
Neşe Yıldız
25 KASIM KADINA KARŞI ŞİDDETLE MÜCADELE ULUSLARARASI GÜNÜ’NÜN AKLA GETİRDİKLERİ
Eyüp Karaderili
SENDİKAL HAREKET, BİRLİK-BERABERLİK VE MÜCADELEDE SORUMLULUK ALMAK
Mehmet Şahin
ENDÜSTRİYEL İLİŞKİLER KURULLARI
Devlet Sert
ÇAĞDAŞ KÖLELİK: TAŞERONLUK
Yahya Osmanoğlu
”Azmin Kurduğu Acz’in Yıktığı Şehirler”e Dair...
ÇOK YORUMLANANLAR
BİLGİ BANKASI
TAŞERON İŞÇİLERİMİZİN İHTİYAÇ DUYDUĞU SORU ve CEVAPLAR ÇALIŞAN REHBERİ SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KANUNLAR - Devlet Memurları Kanunu - İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu - İşsizlik Sigortası Kanunu - Kamu Görevleri Kanunu - İş Kanunu - Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu - Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu - Türkiye İş Kurumu Kanunu - Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun
Emekçi Teri
KünyeKünye Ä°letiÅŸimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri