GÜNDEM SİYASET EKONOMİ BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT MEDYA YAŞAM TÜMÜ
Barış Pınarı Harekatına Tam Destek...
Barış Pınarı Harekatına Tam Destek...
CHP'li Müdür Kur'an-ı Kerim'le Alay Etti...
CHP'li Müdür Kur'an-ı Kerim'le Alay Etti...
Sendikalardan Harekat Açıklamaları...
Sendikalardan Harekat Açıklamaları...
Erdoğan'dan AB'ye Sert Sözler...
Erdoğan'dan AB'ye Sert Sözler...
Neşe Yıldız
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
29 Temmuz 2019 Pazartesi

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ TARTIŞMALARINA DAİR

Son günlerde “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” ya da kısa adıyla İstanbul Sözleşmesi, yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. Sözleşme hakkında neredeyse söylenmeyen söz kalmadı.

İstanbul Sözleşmesi, Avrupa Konseyi üyesi olan Azerbaycan ve Rusya dışında kalan 47 üyenin 45’i tarafından imzalanmıştır. İmzacı ülkelerin 33’ü tarafından sözleşmenin onaylanması da gerçekleşmiştir. Avrupa Birliği de uluslararası kuruluş olarak sözleşmeyi imzalamıştır. Sözleşme, 2014 yılında imzacı ülke sayısının sözleşmenin yürürlüğe girmesi için yeterli sayıya ulaşmasıyla birlikte yürürlüğe girmiştir.

Türkiye; çekincesiz, itirazsız, herhangi bir açıklamaya ve şerhe gerek duymaksızın Sözleşmenin 2001 yılında ilk imzacısı olmuş, 2012 yılında ise Sözleşmeyi onaylamıştır.

Sözleşmenin Önemi

Avrupa Konseyi’nin, “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Sözleşmesi”, ciddi bir insan hakları ihlali oluşturan kadına yönelik şiddet sorununu çok kapsamlı şekilde ele alan bir uluslararası anlaşmadır. Sözleşme, şiddete sıfır tolerans gösterilmesini hedeflemektedir.

Sözleşmenin kadına yönelik şiddeti önleme konusunda geniş açıdan bir çerçeve çizdiği görülmektedir. Şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının korunması, bütüncül politikalar izlenmesi, devlet kurumları ile STK’ları işbirliğine özendirmesi, sözleşme kapsamındaki suçların tanımlanması ve sözleşmenin uygulanmasına yönelik bir izleme yöntemi geliştirilmesi gibi unsurlar, sözleşmenin geniş bir perspektiften ele alındığını ortaya koymaktadır.

İstanbul Sözleşmesinin Tartışılan Temel Kavramları

Sözleşmede, üzerinde vurgulanan ve tartışılan bazı kavramlar mevcut. Cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet (gender), cinsiyet kimliği, toplumsal klişelerden arındırılmış toplumsal cinsiyet rolleri, ev-içi şiddet (domestic violence), mevcut ya da daha önceki eşler veya birlikte yaşayan partnerler arasında meydana gelen şiddet eylemleri gibi kavramlar bunlardan bazıları.

Ülkemizde son günlerde yaşanan tartışmalar, bu kavramlar üzerinden yürütülmektedir.

Sözleşmeye İlişkin Eleştiriler

Esasında Batı kültürü açısından bakıldığında İstanbul Sözleşmesindeki kavramların karşılıkları anlaşılabilir. Ailenin zayıflamasını, gönüllülük temelinde olmak kaydıyla evlilik içi olsun, dışı olsun; aynı cinsiyetler arasında olsun, farklı cinsiyetler arasında olsun her ilişkiyi normal kabul eden Batı kültürü için kafaları karıştıracak pek bir sorun görünmemektedir.

Ancak, aile değerlerinin önemini koruduğu, ailenin her türlü negatif etkilenmelere rağmen hala toplumun temelini oluşturduğundan hareketle ülkemizde, bu kavramların zihinleri bulanıklaştırdığı ve uluslararası hukuk sitemi yoluyla toplumsal hayatımıza, kültürel yapımıza, aile değerlerimize müdahalede bulunulduğu yönünde tartışmalar yapılmaktadır.

İstanbul Sözleşmesinin en tartışmalı hususlarından biri de; her türlü şiddet olayıyla ilgili olarak, arabuluculuk ve uzlaştırma da dahil olmak üzere, zorunlu anlaşmazlık giderme alternatif süreçlerinin yasaklanması konusuna yer verilmiş olmasıdır. Bu düzenleme de, uzlaşmayı engellemesi nedeniyle ciddi olarak tartışılmaktadır.  

Esasında İstanbul Sözleşmesinin iç hukuk sistemine aktarılması için 2012 yılında çıkarılan Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair 6284 Sayılı Kanun incelendiğinde, İstanbul Sözleşmesi ile, kanunun adından da anlaşılacağı üzere aile değerlerinin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesinin hedeflendiği anlaşılmaktadır.

Bu çerçevede, bu hedef doğrultusunda, radikal ve maksadı aşan bir yorum yapılarak,  şiddet olarak tanımlanan tutum ve davranışları uygulama tehlikesi bulunan kişilerin de şiddeti uygulayan olarak kabul edilmesi şeklinde hüküm 6284 sayılı kanuna dahil edilmiştir. Hukukun dışına çıkılarak, hukukun mantığıyla çelişen bir düzenlemeye de yer verilerek, şiddetin uygulandığı konusunda delil veya belge aranmaksızın koruyucu tedbir kararı verilebilmesi düzenlemesine bile yer verilmiştir.

Sözleşmenin Geleceği Tartışmaları

İstanbul sözleşmesinin şiddeti önleme amacı çerçevesinde önemli bir sözleşme olmasına rağmen bütün uluslararası sözleşmeler için geçerli olan Sözleşmelerin özümsenmesi, benimsenmesi, ulusal hukuka ülke yapısı çerçevesinde uyarlanması boyutunun belli oranda ıskalandığı anlaşılmaktadır.

Türkiye’nin, sözleşmenin İstanbul adını taşıması heyecanıyla olsa gerek, sınırsız bir sahiplenme ortaya koyduğu görülmektedir. Oysa, beklenenin aksine bir çok Avrupa ülkesi Sözleşmeye çok farklı çekince ve itirazlar ortaya koymuştur.

Türkiye, bu sözleşmeyi, sınırsız uygulama alanında, diğer ülkelerden önde gitmiştir. Bu noktada Sözleşmenin, şiddeti önleme perspektifini kaybetmeden yeniden değerlendirilmesi, özümsenmesi, süzgeçten geçirilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda, uygulama sonuçlarını dikkate alarak sözleşmeyi ve sözleşmeye paralel çıkarttığı hukuki düzenlemeleri, toplumsal eleştiri ve önerileri dikkate alarak yeniden değerlendirmelidir.

Zaten sözleşmeye göre 5 yılda bir yapılması gereken gözden geçirme döneminde, bu gözden geçirme imkanı etkin bir şekilde kullanılmalıdır.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK'TA EMEKÇİ TERİ
TWITTER'DA EMEKÇİ TERİ
KÖŞE YAZARLARIMIZ
Hüseyin Öz
GÜVENLİ BÖLGE, İŞSİZLİK İÇİN DE FIRSAT
Mustafa Arif
SİVİL TOPLUMU ANLAMAK
Neşe Yıldız
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
Eyüp Karaderili
SENDİKAL HAREKET, BİRLİK-BERABERLİK VE MÜCADELEDE SORUMLULUK ALMAK
Mehmet Şahin
ENDÜSTRİYEL İLİŞKİLER KURULLARI
Devlet Sert
ÇAĞDAŞ KÖLELİK: TAŞERONLUK
Yahya Osmanoğlu
”Azmin Kurduğu Acz’in Yıktığı Şehirler”e Dair...
ÇOK YORUMLANANLAR
BİLGİ BANKASI
TAŞERON İŞÇİLERİMİZİN İHTİYAÇ DUYDUĞU SORU ve CEVAPLAR ÇALIŞAN REHBERİ SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KANUNLAR - Devlet Memurları Kanunu - İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu - İşsizlik Sigortası Kanunu - Kamu Görevleri Kanunu - İş Kanunu - Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu - Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu - Türkiye İş Kurumu Kanunu - Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun
Emekçi Teri
KünyeKünye Ä°letiÅŸimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri