GÜNDEM SİYASET EKONOMİ BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT MEDYA YAŞAM TÜMÜ
Barış Pınarı Harekatına Tam Destek...
Barış Pınarı Harekatına Tam Destek...
CHP'li Müdür Kur'an-ı Kerim'le Alay Etti...
CHP'li Müdür Kur'an-ı Kerim'le Alay Etti...
Sendikalardan Harekat Açıklamaları...
Sendikalardan Harekat Açıklamaları...
Erdoğan'dan AB'ye Sert Sözler...
Erdoğan'dan AB'ye Sert Sözler...
Eyüp Karaderili
SENDİKAL HAREKET, BİRLİK-BERABERLİK VE MÜCADELEDE SORUMLULUK ALMAK
26 Ocak 2019 Cumartesi

İnsanın yeryüzüne ayak bastığından bu yana, yeryüzünde varoluşunu anlamlı kılacak en temel nedeni; birlikte dünyayı tanzim etme ve birlikte yaşama kültürü oluşturmalarıdır. Hangi inanç ve etnik gruba dahil olursa olsun, birlik ve beraberlik ruhuyla, birlikte yaşama gerçeği, insanlığın başından yüzyılımıza kadar var olmuş ve gelecek zamanlarda da sürüp gidecektir.

Birlikte yaşamak ve yaşadığımız alanı birlikte oluşturma çabası, öncelikle bu çabayı ortaya koyacak, emek ve alın teri dökecek, sorumluluk alacak ve sonuçlandıracak insanlarla ve onların oluşturduğu yapılarla mümkündür.

Yeryüzünde bütün toplumsal hareketlerde olduğu gibi, emek dünyasının etkin ve aktif tarafı /olan sendikal hareket de, birlik ve bütünlük içerisinde, ülke gerçekleriyle örtüşen, tutarlı ve teklif üreten tarzıyla sorumluluk almak durumundadır. Bütün canlılarda olduğu gibi, sivil toplum örgütleri de temsil ettikleri kitle ile (daha özelde söylersek) sendikalar temsil ettikleri emekçi kitlesiyle bütünleşmeleri, onların sorunlarına ve ihtiyaçlarına duyarlı olmaları, sorumluluk taşımaları gerekir.

Mensuplarının ve yöneticilerinin mes’uliyet taşımadığı bütün hareketler, gideceği yönü belirsiz, istikamet tayin edemeyen, ne zaman karaya oturacağı belli olmayan bir gemiye benzer. Toplumsal örgütlerin yönünü tesadüfler değil ne zaman ne yapacağını bilen iradenin çizdiği yol ve hedefler belirler. Bunun da en önemli şartı birlik, bütünlük ve bu mücadelede sorumluluk almaktır. 

Sivil toplum örgütleri/sendikalar da canlı bir organizmadır. Yani canlı bir vücut gibi her organı sağlıklı olarak işleyen kurumlardır. Bu sağlıklı işleyişin devam edebilmesi, vücudun kendisini her an muhasebe etmesi, organlar arasındaki uyum ve sorun çözme kabiliyetidir.

Temsil ettiği kitle adına sorumluluk almak sendikal hareketin varoluşunu anlamlı kılan ve onu geleceği taşıyan en önemli faktördür. Sorumluluk, sadece bir söylem ve iddia değil, emanet üstlenmek, bir misyonu yerine getirmektir. Bunun da göstergesi; tüm eylem ve etkinliklerimizin muhtevasıdır. 

Sendikal hareketin başarısındaki en önemli etken; ahlaki sorumluluk gerektiren bir yapıda olmasıdır. Çünkü, üyelerini temsil için doğmuş bir yapının, öncelikle üyelerine yabancılaşmaması ve onların sorunlarına duyarlı olması ve çözüm için çaba göstermesi asıldır. Bu ise ahlaki bir tavrı ve tutarlığı gerektirir.  Sendikal hareket bu duruşunu kaybettiği zaman, temsil ettiği emekçi kitlelere yabancılaştığı, onların sorun ve taleplerine duyarsızlaştığı an ahlâki temelini kaybeder ve anlamını yitirir. Bugün kimi zaman ülkemizde “sendikal hareketin kan kaybettiğinden bahsediliyorsa, bunda ülkemizin içerisinde bulunduğu şartlar, kanuni mevzuat, işverenlerin tutumları yanında kan kaybını sürekli hale getiren ahlâki bir tutarsızlığın etkisi büyüktür. 

 

Bir teşkilatın ahlaki tutarlılığını kaybetmemesinin göstergelerinden birisi de o teşkilatın bir bütün halinde olaylara yaklaşımı ve sorun çözmede gösterdiği isabettir. Yukarıdaki tespitimizle üyeleriyle olan doğrudan iletişimini kesmemesi ve onlara yabancılaşmaması, üyeleri adına her an teyakkuzda olması gereken halini değiştirmemesidir.

Ahlaki sorumluluğunuz ve tutarlığınız ne kadar yüksek ise, mensuplarınızı temsil kabili-yetiniz ve sorun çözme başarınız o ölçüde yükselecektir.  Aksi halde, önünüze çıkan her olay bir dalgakıran gibi sizin savrulmanıza ve bir süre sonra yok olmanıza neden olacak-tır. 

Aslında yazımızın başlığı, insan ve örgütsel yapı olarak varlık nedenimize ışık tutmaktadır. Dünyada olduğu gibi, ülkemizde de giderek yükselen sivil toplum anlayışı ve örgütlenmelerinde, sendikal hareketi gene lokomotif olarak başa almak ancak sorumluluk yüklenmekle mümkündür. Sivil Toplum Örgütü denildiğinde ilk önce hatırlanan sendikaların, her şeyden önce verdikleri mücadelenin anlamlı ve tutarlı olmasının yolu; öncelikle üyelerine karşı, sonra da muhataplarına ve tüm topluma karşı sorumluluklarının olduğunu bilmeleri ve bunu yerine getirme çabalarıdır.

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ÇOK OKUNANLAR
FACEBOOK'TA EMEKÇİ TERİ
TWITTER'DA EMEKÇİ TERİ
KÖŞE YAZARLARIMIZ
Hüseyin Öz
GÜVENLİ BÖLGE, İŞSİZLİK İÇİN DE FIRSAT
Mustafa Arif
SİVİL TOPLUMU ANLAMAK
Neşe Yıldız
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
Eyüp Karaderili
SENDİKAL HAREKET, BİRLİK-BERABERLİK VE MÜCADELEDE SORUMLULUK ALMAK
Mehmet Şahin
ENDÜSTRİYEL İLİŞKİLER KURULLARI
Devlet Sert
ÇAĞDAŞ KÖLELİK: TAŞERONLUK
Yahya Osmanoğlu
”Azmin Kurduğu Acz’in Yıktığı Şehirler”e Dair...
ÇOK YORUMLANANLAR
BİLGİ BANKASI
TAŞERON İŞÇİLERİMİZİN İHTİYAÇ DUYDUĞU SORU ve CEVAPLAR ÇALIŞAN REHBERİ SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KANUNLAR - Devlet Memurları Kanunu - İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu - İşsizlik Sigortası Kanunu - Kamu Görevleri Kanunu - İş Kanunu - Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu - Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu - Türkiye İş Kurumu Kanunu - Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun
Emekçi Teri
KünyeKünye Ä°letiÅŸimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri